Sigorta ve Sigorta Hukuku Nedir?

Sigorta, “güvence” kelimesiyle bir anlam kazanmaktadır. Öyle ki, tehdit eden risklere karşı kişinin güvenlik ihtiyacı duymasının doğal bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sigorta, bir topluluğun, belirli rizikolar (risk ve tehlikeyi ifade eden genel bir kavram) karşısında birleşerek meydana gelecek zararlı sonuçlara karşı beraberce karşı koymalarını ifade eder. Bunun karşılığında bir “prim” ödemesi yapılır, primlere cevaben ise rizikolara karşı bir güvence tesis edilir.

Sigortalara ilişkin hükümleri ihtiva eden hukuk dalına ise sigorta hukuku denmektedir. Sigorta hukukuna ilişkin temel kurallar, hükümler ve hukuki ayrıntılar, temel olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta hukuku kısmında düzenlenmiştir.

Sigortanın Sağladığı Güvence

Sigorta, kişi ve kurumlara yönelik ekonomik ve sosyal bir güvence sağlamaktadır. Evini, işyerini, aracını hırsızlığa, yangına, cam kırılmasına vs. karşı sigorta ettiren kişinin, kendini güvende hissetmesi son derece doğaldır. Zira sigorta, sigorta ettirenin o zamana değin ödemiş olduğu sigorta primlerinin bir sonucu olarak, bir zarar meydana gelmesi durumunda zararın karşılanmasını sağlamaktadır.

Sigorta şirketi, meydana gelen zararı tazmin eder. Bunu, sigorta sözleşmesinde kararlaştırılmış hükümler doğrultusunda yapar.

Sigorta Hukukundaki Temel Ayrım: Zarar Sigortaları ve Meblağ Sigortaları

Türk sigorta hukukunda sigortalar ikiye ayrılmaktadır: Zarar Sigortaları ve Meblağ Sigortaları.

Zarar sigortalarında sigorta şirketinin başlıca maksadı, bir rizikonun meydana gelmesi sebebiyle zarara uğramış mutazarrırın zararını TAZMİN ETMEKTİR. Buradan anlaşılması gereken husus şudur ki, zarar sigortalarındaki temel mantalite bir “tazminat” esası gütmekte olduğundan, zarara uğrayan kişinin sırf zarara uğradığı için zenginleşmesinin mümkün olmamasıdır. Zarar sigortalarının en büyük özelliği, sırf “tazminat” esası gütmesidir; yoksa zarara uğrayanın zarara uğramasından önceki maddi durumunun iyileştirilmesi, diğer bir tabirle “zenginleştirilmesi” mümkün değildir.

Zarar sigortaları, sigorta edilen rizikonun ortaya çıkan gerçek ve somut zararın tazminini hedef alır. Örneğin, bir yangın sigortasında, riziko yangının meydnaa gelmesidir. Yangının meydana gelmesi durumunda, sigorta ettiren kişi ancak zarara uğradığı miktar kadar tazminat talep edebilir. Bu, zarar sigortalarının en temel özelliği olan “tazminat” ve “zenginleşme yasağı” ilkelerinin doğal bir sonucudur. Zarar sigortaları, mal sigortaları, alacak sigortaları ve kar sigortaları olmak üzere üç kısımda incelenmektedir. Araç kaskoları, yangın sigortaları, deprem sigortaları gibi sigortalar, en meşhur zarar sigortalarıdır.

Meblağ ya da can sigortalarında ise yukarıda anlatıldığı gibi bir zenginleşme yasağı bulunmamaktadır. Meblağ sigortalarında korunan şey “can”dır. Bu değerin zarara uğraması ya da sigorta sözleşmesinde belirtilen rizikonun meydana gelmesi halinde, sigortalıya sigorta sözleşmesinde belirtilen meblağ ödenir. Elbette sigorta ettirenin, sigortacıya bir sigorta primi ödemesi gerektiği de söylenmelidir. Sigorta sözleşmesinde yazılı meblağın büyüklüğüne göre, sigorta sözleşmesinde yazılı sigorta primi de değişecektir.

Meblağ sigortalarına örnek olarak hayat sigortaları ya da hastalık sigortaları örnek gösterilebilir.

Tazminat Hukuku Nedir?

Tazminat, “giderim” anlamına gelmektedir. Tazminat hukuku ise, kusuruyla bir başkasına zarar veren kişilerin, neden oldukları maddi ve manevi zararı gidermelerine ilişkin kural ve esasları belirleyen hukuk dalıdır.

Yeri gelmişken belirtelim ki, Türk hukukunda kural olarak KUSUR SORUMLULUĞU esastır. Ancak, kanunda yazılı istisnaların varlığı halinde, kusursuz sorumluluk halleri de mümkün olabilmektedir. Bundan anlaşılması gereken şudur: Kişi, ancak kusuruyla sebebiyet verdiği zararları gidermekle yükümlü kılınabilir. Ancak bazı sebepler vardır ki, bunlar kişinin kusursuz dahi olsalar sorumlu olmalarını gerekli kılmaktadır. Bu haller istisna olmakla birlikte, ancak kanunda yazılı olanlar ile sınırlıdır. Bu haller şunlardır:

  • Hayvan sahibinin sorumluluğu
  • Adam çalıştıranın sorumluluğu
  • Yardımcı kişinin sorumluluğu
  • Taşınmaz malikinin sorumluluğu
  • Yapı malikinin sorumluluğu
  • Ev başkanının sorumluluğu
  • Motorlu bir aracın işletilmesi sebebiyle işletenin ve işleten gibi sorumlu olanın sorumluluğu (tehlike sorumluluğu)

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...