Ceza Hukuku Nedir?

Ceza hukuku, “suç” adı verilen ve “suç” olarak sıfatlandırılması için gerekli unsurları taşıyan eylemleri cezalandıran hukuk kurallarını içermektedir.

Belirtelim ki, Türkiye’deki temel ceza hükümleri, 5237 s. Türk Ceza Kanunu’nda, 5271 s. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer almaktadır. Bu kanunlarda belirtilen hükümlerin ne şekilde tatbik edileceği ve hükümlülerin cezaevlerinde cezalarının nasıl infaz edileceği hususundaki detaylar ise, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazına İlişkin Kanun’da düzenlenmiş durumdadır.

Ceza Hukukunun Amacı Nedir?

Ceza hukukunun ilgi alanı, temel olarak “suç” adını verdiğimiz fiillerin cezalandırılmasıdır. Bu bağlamda, ceza hukukunun temel amacı da saptanmış olmaktadır. Ceza hukuku, suçu önleme ve suçla mücadeleyi amaç edinmektedir.

Suç ve Suçun Unsurları

Suç, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun sistematiği ve Türk ceza hukuku öğretisinin ortaya koyduğu prensipler doğrultusunda aşağıdaki gibi unsurlarına ayrılmaktadır:

Suçun Maddi ve Manevi Unsurlarını Gösterir Tablo

Suçun unsurları, yukarıda gösterildiği ikiye ayrılarak incelenmektedir. Buna göre suç, “haksız” olduğu hükme bağlanmış fiil anlamına gelmektedir.

Diğer bir söyleyişle, bir fiilin haksızlık yaratıyor olması suç olması bakımından yeterli olmayıp, bu fiilin “suç” teşkil ettiğinin yasada da hükme bağlanmış olması gerekir. Fiilin yasada suç olarak tanımlanması ise, ilgili hükümde suçun maddi ve manevi unsurlarının belirtilmiş olmasına bağlıdır. Maddi unsurlar; fiil, fail, mağdur, konu, uygun nedensellik bağı ve neticeden ibarettir. Herhangi hükmün ceza normu niteliğinde olabilmesi için, bu unsurlara cevaz verir nitelikte olması gerekmektedir.

Manevi unsur ise, fiilin “kast” ile mi, “taksir” ile mi işlendiği noktasına odaklanmaktadır. Eş söyleyişle, manevi unsur faili niyeti ve iç dünyası ile ilintilidir. Suçun kast ile mi, taksirle mi işlendiğinin önemli olmasının sebebi, buna göre bir ceza tayini yapılacak olmasıdır. Bu sebeple, bir suçun kasten işlenip işlenmediğinin tespit edilmesi, faile verilecek cezanın tayininde etkin rol oynamaktadır. Öyle ki, 5237 s. TCK’da düzenlenmiş bazı suçlar, filin taksirle ika edilmiş olması halinde fiili “suç” olarak nitelendirmemektedir. Yani, fiile bağlanmış bir cezai yaptırımdan söz edilememektedir. Ancak bu durum, fiilin taksirli halinin kanunda suç olarak düzenlenmediği hallerde karşımıza çıkabilen bir haldir. Bu sebeple, bunun genel geçer bir kural olmadığının da belirtilmesi gerekir.

Suçun Kasten İşlenmesi

Kast, temel olarak BİLME ve İSTEME unsurlarını içermektedir. Bu anlamda kast, kişinin, gerçekleşeceğini bildiği bir neticenin gerçekleşmesini isteme durumunda gündeme gelmektedir. Buna, DOĞRUDAN KAST adı verilmektedir. Doğrudan kast ile işlenen suç, suçun tipik şeklini oluşturur.

Ancak, yukarıda tanımlanan doğrudan kastın yanı sıra, “olası kast” adı verilen bir kast türü daha vardır. Bu kast türü, doğrudan kastla işlendiği kabul edilemeyecek suçlar için, TCK m. 21 uyarınca ceza indirimi sağlamaktadır. Bir diğer deyişle, suçun olası kast ile işlenmiş olması durumunda doğrudan kast ile işlenmiş suçlara nazaran bir ceza indirimi yapılır.

O halde, olası kastın unsurlarını da ifade etmekte yarar vardır: Olası kast, kişinin gerçekleşebileceğini öngördüğü bir fiili kabullenmesidir. Burada, doğrudan kastta olduğu gibi bir “isteme” unsuru bulunmamaktadır. İsteme varsa, olası kast kapsamından çıkılır ve doğrudan kastın kapsamına girilir.

Suçun Taksirle İşlenmesi

Taksir, Arapça kökenli bir sözcük olup, “kusur” anlamına gelmektedir. Ceza hukuku anlamında, kasten işlenen suçlara nazaran daha az cezayı gerektiren suçlarda söz konusu olur.

Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılması sebebiyle, normal koşullarda öngörülmesi gereken bir neticenin öngörülememesi ve sonuçta bahse konu neticenin vuku bulması halidir.

Yukarıda tanımı yapılan taksir, “adi taksir” ya da “bilinçsiz taksir” olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte, “bilinçli taksir” adı verilen bir taksir türü daha bulunmaktadır ki, bu halde taksirli suça verilen cezada artırım yapılması gerekir.

Bilinçli taksir, kişinin gerçekleşmesini öngördüğü bir neticeyi istemeyerek gerçekleştirmesidir. Bu halde, öngörme ve öngörülen neticenin gerçekleşmesini istememe unsurları bulunmaktadır.

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...