Aile Hukuku Nedir?

Aile hukuku; evliliğe, boşanmaya, nişanlılığa, nişanlanmanın bozulması durumunda talep edilebilecek tazminatlara, evlilik içi mal rejimlerine, eşler arasındaki hukuksal uyuşmazlıkların çözümlerine ilişkin hükümler içeren hukuk dalıdır.

Temel olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 118’inci maddesi ve devamında yer alan hükümlerde düzenlenmiştir.

Boşanma Nedir?

Boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 124-144’üncü maddelerinde düzenlenen hükümlerin tümüne uygun olarak kurulmuş ve geçerli bir evliliğin hukuki varlığının, yetkili aile mahkemesi hakimi kararıyla sona erdirilmesidir.

Bu bağlamda, boşanma sonucu sona eren bir evlilik ile, “geçersiz” ya da “butlan” olduğu gerekçesiyle sona ermiş bir evlilik arasında büyük farklar bulunduğu söylenebilir. Şöyle ki, evlilik zaten Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine aykırı olarak kurulmuşsa geçerli olmayacağından, “kesin hükümsüzlük” veya “yokluk” yaptırımına tabi tutularak sona erdirilecektir. Boşanma ise, ancak geçerli bir evliliğin sona ermesi anlamında kullanılan bir tabirdir. Boşanma halinin hangi sebeplerle vuku bulabileceği kanunda detaylı olarak düzenlenmiş olup, boşanma durumunda nasıl hareket edileceği ve hangi hükümlerin uygulanacağı belirlidir.

Kanunda Yazılı Boşanma Sebepleri

Boşanma sebepleri, Türk Medeni Kanunu’nun 161-166. maddeleri arasında sınırlı olarak sayılmıştır. O halde, Türk hukukunda boşanma ancak, ismen sayılan bu sebeplerden biri bulunduğu takdirde hâkimin hükmü ile mümkün olabilir. Kanun koyucu bu sebepleri sıralarken kendi içinde kategorize etmemiş ise de bu sebepleri genel sebepler ve özel sebepler olarak ayrıma tabi tutmak mümkündür.

Genel boşanma sebebi, boşanmanın kanuni şartı olarak ileri sürülen olgular belirtilmeyip de evlilik birliğinin temelinden sarsılması yeterli görülüyorsa söz konusudur. Özel boşanma sebebi ise, kanunda bir boşanma sebebi için belirli olguların aranması halinde söz konusudur.

Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen boşanma nedenlerinden evlilik birliğinin sarsılması(TMK m.166/I-II) genel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Diğer iki halde ise eşlerin birlikte dava açmaları ya da birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi (TMK m. 166/III) ve açılmış olan boşanma davasının reddinden sonra eşlerin ortak hayatı Kanun’da öngörülen sürede yeniden kuramamalarıdır (TMK m. 166/IV). Bu iki sebepte, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı karine olarak kabul edilmiştir.

Kanun’da öngörülen boşanma sebeplerinden bir kısmı da özel boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir. Bunlar; zina, hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Özel boşanma sebepleri de temelinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması ilkesine dayanır; ancak kanun koyucu bu sebepleri tek tek düzenlemiş ve her biri için ayrı şartlar aramıştır. Boşanma sebeplerini kanunda aranılan şartlarına göre, nisbi ve mutlak sebepler olmak üzere ikiye ayırarak incelemek de mümkündür.

Boşanmada Mal Paylaşımı Kuralları

2002 yılında yürürlüğe girmiş olan 4721 sayılı yeni Türk Medeni Kanunu, yürürlükten kalkan eski medeni kanuna göre evliliklerde yeni ve farklı bir mal rejimi sistemi kabul etmiştir. Buna göre, eski kanunda yasal mal rejimi olarak mal ayrılığı rejimi öngörülmüşken, yeni kanunda “edinilmiş mallara katılma rejimi” adıyla yeni bir mal rejimi türü öngörülmüştür. Ancak belirtelim ki, tarafların edinilmiş mallara katılma rejiminden farklı mal rejimlerine karar verme hakları da vardır. Buna ilişkin mal rejimi seçimini, evlendikleri sırada imzalayacakları “mal rejimi sözleşmesi” ile yapmaları gerekmektedir.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, kadın ve erkek eşin evlilik birliği süresince edinilmiş olan malvarlığı değerlerine yarı yarıya katılmalarını sağlamaktadır. Bunun için gereken ilk şart, malların EVLİLİK BİRLİĞİ SIRASINDA edinilmiş olmasıdır.

Ancak, paylaşıma tabi olmayan mallar da bulunmaktadır. Bu mallar şöyle sıralanabilir. Bunlar, eşlerin KİŞİSEL MALLARI olup, kişisel mallar paylaşıma (tasfiyeye) tabi değildir. Kişisel mallar şunlardır:

  • Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,
  • Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,
  • Manevi tazminat alacakları,
  • Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Tekrar edelim ki, yukarıda sayılı mallar, eşlerin boşanmaları durumunda tasfiyeye dahil olmayacak mallarını ifade etmektedir

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...