News Photo
  • Ağustos 25, 2020

Menfi Tespit Davası Nedir?

Menfi tespit davası, gerçekte borçlu olmayan kimsenin ödeme emrine itiraz etmeyi herhangi bir nedenle ihmal etmesi veya itirazını İcra İflas Kanunu m. 68’de belirtilen belgelerden biri ile ispat edememesi durumlarında, henüz borcu ödemeden açılabilen bir dava türüdür.

Menfi Tespit Davası Hangi Durumda Açılır

Borçlu menfi tespit davasını icra takibinden önce açabileceği gibi icra takibinden sonra da açabilir. Ancak davanın icra takibinden önce veya sonra açılmasına göre farklılıkları vardır.

Menfi tespit davası icra takibinden önce açılması durumunda bu icra takibini önlemez. Ancak menfi tespit davasına bakan mahkeme teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılması halinde, teminat karşılığında dahi icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Çünkü menfi tespit davasının bu halinde icra takibini sürüncemede bırakmak için açıldığı yönünde kuvvetli bir karine vardır. Ancak mahkeme teminat karşılığında icra veznesine girmiş olan paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Menfi tespit davasında davacı taraf borçlu sıfatına sahip iken davalı taraf alacaklı sıfatını taşımaktadır. Görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise icra takibinin başlatıldığı yer ile alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir.

Menfi Tespit Davasında İspat Yükü

Menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü davalı (alacaklı) üzerindedir. Davacı (borçlu), dava konusu borcun mevcut olmadığını iddia ediyor ve böyle bir alacağın mevcut olmadığının tespitini mahkemeden istiyorsa, bu durumda davalı (alacaklı) söz konusu alacağın varlığını ispatla yükümlüdür. Ancak davacı (borçlu), borcun varlığını inkar etmeyip hata, hile veya ikrah nedeniyle borcun doğmadığı, borcu ödediği gibi iddialarda bulunursa bu iddialarını ispatla mükelleftir.

Menfi Tespit Davasında Süre

Menfi tespit davası zamanaşımına tabi değildir. Menfi tespit davası ancak icra takibi sona erinceye kadar açılabilir. Takip sona erdikten sonra menfi tespit davası açılamaz.

Menfi Tespit Davasında Karar

Menfi tespit davasında dava, davacı lehine sonuçlanırsa takip durur. İlamın kesinleşmesinden sonra icra takibi iptal edilir. İcranın eski hale iadesi için ayrıca bir davaya gerek kalmaz. Haksız yere icra takibi başlatan davalının (alacaklı), -talep üzerine- davacının zararını gidermesine karar verilir.

Menfi tespit davasında dava, davalı lehine sonuçlanırsa, icra takibinin durması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde bir ihtiyati tedbir kararı verilmişse bu karar kendiliğinden kalkar. Mahkeme davalı tarafın alacağına geç kavuşmasından dolayı davacıyı tazminata mahkûm eder.

Menfi tespit davası ile verilen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.

Yargıtay Kararı

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 02.05.2005 tarih, 2005/1661 Esas ve 2005/7411 Karar sayılı ilamında; Davacı, 20.4.2000 tarihli harici sözleşme ile davalı Mehmet’ten araç satın aldığını, satış bedeli olarak 20.8.2000 vade tarihli 2.000.000.000 TL bedelli senet verdiğini, ancak aracın devri verilmediğinden iade ettiğini, bu nedenle senedin karşılıksız kaldığını buna rağmen senedin icraya konulduğunu ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, İİK’nun 72.maddesi gereğince davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı nedeni ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haricen yapılan araç satımı nedeni ile satın alan davacı tarafından davalılara verilen senet bedelinin aracın resmi devrinin verilmemesi ve aracın da davalılara iade edilmesi nedeni ile karşılıksız kalan senede dayalı yapılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti isteği ile açılmıştır. Bu nedenle, taraflar arasında satım hukuki ilişkisi bulunmaktadır. Sözleşme ilişkisinin bulunduğu hallerde zamanaşımı süresi B.K.nun genel hükümlerine göre, 10 yıl olup, menfi tespit davasının icra takip tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılacağına dair yasada, İİK’nun 72.maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır. Davacı tarafından aleyhine yapılan takip sonucu satış aşamasında menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmaktadır. İİK’nun 72/VII maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre, borçlu olmadığı paranın yatırılması nedenine dayalı olarak açılan istirdat davası için öngörülmüştür. Böyle olunca, açılan menfi tespit davasında zamanaşımı süresi dolmamıştır. Mahkemece işin esası incelenerek taraf delilleri toplanarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.05.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Makaleyi Paylaş

Yorum

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...