News Photo
  • Mayıs 18, 2020

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), uygulamada  sıkça karşılaşılan bir hukuki müessese olup, açıklığa kavuşturulması gereken bir önem ve yoğunluğa sahiptir. Zira, özellikle internet ortamındaki kirli bilgiler yüzünden pek çok kişi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesini yanlış anlamaktadır. Bunun yanı sıra, Türk hukuk uygulamasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun gerçek amacını anladığı ve buna uygun kararlar verdiği de söylenememektedir. Zira HAGB, uygulama yaşantısında bir “matbu kararlar verilmesine” yol açmıştır. Hakimler, HAGB’nin yasada aranan koşullarının gerçekten oluşup oluşmadığını denetlemekten imtina etmektedir; adeta, “otomatik” bir uygulama içerisine girmiş durumdadırlar. Bunun sebebinin, HAGB kurumunun gerçek amacının özümsenmeyişinden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bir diğer deyişle, HAGB müessesesinin gerçek amacına uygun olarak tatbik edildiğini söylemek mümkün değildir. Bu kurum, birçok defasında getiriliş amacından saptırılarak tatbik edilmekte ve bu da istenen yargısal/hukuki amaçlara ulaşılamamasına yol açmaktadır.

HAGB, sanığın suçu işlediğinin anlaşılmasına ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen, belirli şartlarla bahse konu mahkumiyetin açıklanmaması ve bu hükmün bir sonuç doğurmaması anlamına gelmektedir. HAGB kararı verilmesi için gerekli şartlara sahip olan bir suçun faili, 5 yıllık bir DENETİMLİ SERBESTLİK sürecinden geçmektedir. Bu süreçte herhangi bir şekilde kasten suç işlemeyen fail hakkında, sanki daha önce hakkında hiç yargılama yapılmamış gibi bir sonuç doğmaktadır. Yani, HAGB ile ertelenen mahkumiyetler, failin adli siciline yazılmamakta, verilen mahkumiyet hükmü silinmektedir.

HAGB kararı verilmesinin altında yatan gerçek maksat şudur: Bazı failler hakkında hapis cezası verilerek failin hapsedilmesi; sosyal durumu, geçmişi ve karakteri göz önüne alındığında, ıslah edilerek topluma yeniden kazandırılması için etkisiz ve hatta zararlı olabilmektedir. Bunun için yasa koyucu, hapis cezasının yerine ikame edilmek üzere başka tedbirler öngörmüş ve hapis cezası uygulanması halinde doğacak sakıncalardan kaçınmak için farklı hükümler ihdas etmiştir. Bunlardan biri de hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumudur.

Ancak, HAGB kararı verilmesi için yasada belirli birtakım şartlar aranmaktadır.

HAGB Kararı İçin Aranan Yasal Koşullar

A) Objektif Koşullar

Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda, hükmolunan ceza İKİ YIL VEYA DAHA AZ SÜRELİ HAPİS ; YA DA YALNIZCA ADLİ PARA CEZASI ise, mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Yani, mahkemenin verdiği hapis cezası 2 yılın altında ise, bahse konu hapis cezası HAGB kararı verilirse, bunun bir sonucu olarak infaz edilmez ve 5 yıl denetimli serbestlik kararı verilir. 5 yıllık denetimli serbestlik süresi içerisinde kasten bir suç işlenmezse, sanık hakkındaki hapis cezası hiç verilmemiş gibi olur.

Hakim, 5 yıllık denetimli serbestlik süresi içerisinde sanığın belirli işleri yapmasını yasaklayabilir, sanığa belirli yükümlülükler yükleyebilir. Ya da hiçbir yükümlülük yüklenmemesine karar verebilir. Bu husustaki takdir yetkisi bütünüyle hakime aittir.

B) Sübjektif Koşullar

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, yukarıda açıkladığımız objektif koşulun yanı sıra şu şartların da bulunması gerekir:

  • 1. Sanığın daha önce KASITLI BİR SUÇTAN mahkum edilmemiş olması,
  • 2. Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak YENİDEN SUÇ İŞLEMEYECEĞİ KONUSUNDA kanaate varılması
  • 3. Sanığın etkin bir pişmanlık içerisinde olması,
  • 4. Sanığın; suç nedeniyle oluşan mağdur ya da kamu zararını tazmin etmesi.

Yukarıda sayılan koşulların tamamının bir arada bulunması halinde hakim, HAGB kararı verebilir. Ancak, yukarıdaki koşulların varlığı halinde HAGB kararı verilmesi bir zorunluluk değildir, bu karar tamamen hakimin takdirindedir.

HAGB Kararının Sonuçları

  • • Sanık hakkındaki adli para cezası ya da hapis cezası infaz edilmez.
  • • Sanık hakkındaki adli para cezası ya da hapis cezası infaz edilmeyerek, sanık hakkında 5 yıl denetimli serbestlik kararı verilir.
  • • Denetimli serbestlik kararı ile sanığa belirli yükümlülükler yüklenebileceği gibi sanık belirli faaliyetlerden men edilebilir.
  • • Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak DAVANIN DÜŞMESİNE karar verilir; adli sicile kayıt yapılmaz.
  • • Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenirse, geri bırakılan hüküm açıklanır ve infaz edilir. İşlenen yeni suç için ayrıca yargılama başlatılır.
  • • HAGB kararı, E-Devlet üzerinden de ulaşılabilen adli sicilde (sabıka kaydı) gözükmez. Fakat, yine de adli sicilin HAGB’ye özgü kısmına kaydedilir ; ve sadece fail ile ilgili kovuşturma ya da soruşturma yapan hakim ve savcılar tarafından görüntülenebilir.

Bu Makaleyi Paylaş

Yorum

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...