News Photo
  • Mayıs 15, 2020

Gözaltına Alma Kararı (CMK 91)

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 91’inci maddesinde “gözaltı” müessesesi düzenlenmiştir. Bu müessese hakkında birçok gerçek dışı bilgi dolaşmakta ve özellikle internet ortamında gerçek anlamlarından uzaklaşılarak yorumlar yapılmaktadır. Bunun yanı sıra, son derece önemli bir “koruma tedbiri” olan gözaltına alma işleminin, pek çok defasında hukuka aykırı olarak uygulandığına ve amacından farklı şekilde yorumlandığına tanık olunmaktadır.

Öncelikle belirtelim ki, gerek gözaltı ve gerekse de tutuklama işlemleri, hukuki nitelikleri itibariyle bir “koruma tedbiri” olarak karşımıza çıkar. Koruma tedbirinden maksat, bu işlemlerin yapılmasındaki gerçek sebebin aslında maddi gerçekliğin ortaya çıkması için delillerin karartılmasının önlenmesi, mağdurun ya da suçtan zarar görenlerin can ve mallarının korunması, maddi gerçeğin anlaşılmasını engelleyen sebeplerin ortadan kaldırılması, ya da bizzat şüpheli/sanığın korunmasıdır. Koruma tedbiri uygulanmasının temel amacı budur.

Gözaltı Kararı (CMK 91)

Konuya ilişkin detaylı açıklamalara girişmeden önce ilgili hükmü verelim: “…Yakalanan kişi, Cumhuriyet Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına karar verilebilir. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre on iki saatten fazla olamaz.”

Yukarıda verilen hükümden de anlaşılacağı üzere, kolluk kuvvetleri tarafından yakalanan kişinin, Cumhuriyet Savcısının kararıyla gözaltına alınması mümkündür. Gözaltına alınma, kişinin sınırlı bir süreyle nezarethane adı verilen yerde özgürlüğünün kısıtlanması ve bekletilmesidir.

Gözaltı kararı, istisnai olarak kolluk amiri tarafından da verilmektedir. Fakat esas uygulama, gözaltı kararının savcı tarafından verilmesidir. Gözaltına alınan kişi, eğer toplu bir suçta yer alan faillerden biri değilse, EN ÇOK 24 SAAT İÇİN gözaltında tutulabilir. Eğer toplu bir suç varsa, gözaltı süresi yine en çok 24 saattir. Fakat savcı, gerekçesini bildirmek şartıyla her defasında birer gün olmak üzere gözaltı süresini toplamda 3 gün daha uzatabilir. Böylelikle, gözaltı süresinin toplu suçlarda en çok 4 gün olabildiği sonucuna ulaşılmaktadır. (Toplu suç kavramından maksat şudur: En az üç kişinin aralarında iştirak iradesi olmasa da aynı suçu birlikte işlemeleri durumu.)

Gözaltına alınan kişi, en geç yasal gözaltı süresinin sonunda HAKİM KARŞISINA çıkarılır. Hakim, sulh ceza hakimidir. Sulh ceza hakimi, cumhuriyet savcısının ya da istisnai hallerde kolluk amirinin kararıyla gözaltına alınan kişinin ifadesini alır; hakkında bir karara varır. Buna göre sulh ceza hakiminin gözaltına alınan kişi hakkında şu kararlardan birini vermesi gerekir:

  • Ya gözaltının derhal sona ermesini kararlaştırarak gözaltına alınanın serbest bırakılmasına hükmeder,
  • Ya gözaltına alınan kişinin tutuklanmasına karar vererek tutuklamaya sevk kararı verir,
  • Ya da gözaltına alınan kişinin tutuklanması ya da serbest bırakılması yerine, adli kontrol altına alınmasına karar verir. Bu halde, gözaltına alınan kişinin çeşitli hakları mahrumiyet altına alınabileceği gibi, gözaltına alınan kimse belirli yükümlülüklere de tabi kılınabilir.

Gözaltına alındıktan sonra hakim karşısına çıkarılacak kişiye, isteğine bağlı olmaksızın bir müdafi tayin edilir. Müdafi, kişinin ifadesinin alınması esnasında yanında bulunmak ve süreci yönetmek zorundadır.

Gözaltı Kararına İtiraz

Gözaltına alınan kişi, CMK 91/5 uyarınca bu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek karara itiraz edebilir. Keza, aynı karara gözaltına alınan kişinin müdafisi ya da yakınları da itiraz edebilir. Şöyle ki;

“Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafisi veya kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmi dört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.”

Bu Makaleyi Paylaş

Yorum

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...