News Photo
  • Ağustos 18, 2020

Borçtan kurtulma davası, borçlu olmamasına rağmen borçlu olduğu iddia edilen kişinin, aksini kanıtlamak ve borçtan kurtulmak amacıyla açtığı bir menfi tespit davası türüdür.

Borçtan Kurtulma Davası Hangi Durumda Açılır

Alacaklının adi bir senede bağlı olan ve kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren alacağını takip yolu ile almak istemesi ve bu takibe karşı borçlunun imza itirazında bulunması durumunda itirazın geçici olarak kaldırılması hususu gündeme gelmektedir. İtirazın geçici olarak kaldırılması, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içerisinde İcra Mahkemesinden istenebilir. İşbu dava borçlu lehine sonuçlandığında itiraz geçici olarak kaldırılmamış olur ve alacaklının genel mahkemelerde dava açma hakkı devam eder. Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa borçluya gönderilen ödeme emri süresinin geçmesi halinde borçlunun mallarına geçici olarak haciz konur. Bunun için kararın kesinleşmesi gerekmez, ödeme emrindeki sürenin geçmiş olması yeterlidir. Fakat geçici hacizde alacaklı satış talebinde bulunamaz. Borçlu itirazın geçici olarak kaldırılması kararının kendisine tebliğ veya tefhiminden itibaren yedi gün içinde borçtan kurtulma davası açmazsa, geçici haciz kesin hacze dönüşür.

Borçtan kurtulma davası genel haciz yoluyla imza itirazı olduğunda açılabilir. Bu dava itirazın geçici olarak kaldırılmasının kesin kaldırmaya dönüşmesini engellemek amacıyla açılan bir davadır. Dolayısıyla bu dava icra hukukuna özgü bir dava olduğu gibi aynı zamanda sadece itirazın geçici kaldırılması durumuna mahsus bir davadır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Borçtan kurtulma davasında davacı taraf borçlu ve davalı taraf alacaklıdır. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise icra takibinin başlatıldığı yer ile alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir. .

Borçtan Kurtulma Davasında Süre

Borçtan kurtulma davası, itirazın geçici olarak kaldırılması davasının borçluya tebliğ veya tefhim edilmesinden itibaren yedi gün içerisinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Davanın süresi içerisinde açılmaması halinde itirazın geçici olarak kaldırılması kesin kaldırılmaya dönüşür. Yine alacaklı tarafından konulan geçici haciz kesin hacze dönüşür. .

Borçtan Kurtulma Davasında Teminat

Borçtan kurtulma davasında genel dava koşullarının yanında bir de özel bir dava koşulu aranmaktadır. Borçlunun, duruşma gününe kadar dava konusu alacağın %15’ini teminat olarak mahkeme veznesine depo etmesi gerekir. Aksi halde dava reddedilir. .

Borçtan Kurtulma Davasında İspat Yükü

Borçtan kurtulma davasında ispat yükü alacaklıya aittir. Davalı olan alacaklı alacağını ispat etmek zorundadır. Alacaklı alacağının varlığını ispat edince borçlu borcunun olmadığını ispat etmek zorundadır. .

Borçtan Kurtulma Davasında Karar

Borçtan kurtulma davası sonunda mahkeme borçluyu haklı bulursa davayı kabul eder. Böylece borçlunun borçlu olmadığı saptanmış olur ve icra takibi hükümsüz olur. İtirazın geçici olarak kaldırılması davasında borçlu aleyhine hükmedilen tazminat ortadan kalkar ve yargılama giderleri alacaklıya yüklenir. .

Mahkeme alacaklıyı haklı bulduğunda davayı reddeder. Borçlu, itirazın geçici kaldırılması davasında aleyhine hükmedilen tazminatı ödemek zorunda kalır. Davanın reddi ile birlikte itirazın geçici kaldırılması kesinleşir ve borçlunun geçici olarak haczedilen mallarının satışı istenebilir. .

Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin %20’sinden aşağı olmamak üzere uygun miktarda bir tazminata mahkûm edilir. .

Borçtan kurtulma davasında verilen hüküm maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Bu nedenle borçlu alacaklıya karşı menfi tespit davası veya istirdat davası açamaz. Yine aynı şekilde alacaklı genel mahkemelerde alacak davası açamaz. .

Yargıtay Kararı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 11.06.2015 tarih, 2015/6421 Esas ve 2015/16366 Karar sayılı ilamında; alacaklı tarafından genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra dairesine verdikleri dilekçe ile takip dayanağı belgelerdeki imzanın kendilerine ait olmadığı ve borcun bulunmadığını ileri sürerek itiraz ettikleri, alacaklının İİK'nun 68/a maddesi uyarınca itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verildiği ve talep üzerine borçluların mallarına haciz konulduğu, borçluların Borçtan Kurtulma davası açması üzerine icra müdürlüğünce 08.11.2013 tarihinde, borçtan kurtulma davası nedeniyle takibin durdurulmasına , takip durdurulduğundan hacizlerin fekkine, sonra hacizlerin fek talebinin reddine, daha sonra durdurulma kararının sadece tazminat yönünden olduğuna dair kararın tavzihine, şeklinde aynı gün içinde üç ayrı karar alındığı ,icra memurunun bu kararlarına karşı borçlular, müdürlüğün fek istemini yeniden değerlendirerek reddine dair kararın iptalini, alacaklı ise 08.11.2013 tarihinde verilen üç ayrı kararın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, dosyalar birleştirilerek haczin fekki talebinin reddine dair 08.11.2013 tarihli kararın kaldırılmasına, alacaklının şikayetinin (birleşen dosya) reddine karar verildiği anlaşılmıştır. .

İİK'nun 68/a maddesi, "Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiş olup aynı kanunun 69.maddesinin 1.fıkrası, İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. 2.fıkrası, İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlunun dava konusu alacağın yüzde 15 ini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava ret olunur. 3.fıkrası, Borçlu yukarıda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası ret olunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir hükümleri düzenlenmiştir. .

Somut olayda, borçlular, alacaklıya borcun bulunmadığı ve takip ekindeki belgeler üzerindeki imzaların kendilerine ait olmadığını ileri sürerek icra dairesine itiraz etmişlerdir. İtiraz bu haliyle takip dayanağı belge altındaki imzaya itiraz niteliğinde olup imzaya ve borca itiraz olarak ayrı ayrı değerlendirilemez. Alacaklı İİK'nun 68/a maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden itirazın geçici kaldırılmasını talep etmiş ve mahkemece itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu karar uyarınca alacaklının talebi üzerine İİK'nun 69/1. maddesi gereğince borçluların mallarına haciz konulmasında yasaya uymayan bir yön bulunmamaktadır. Borçlunun süresi içerisinde açtığı borçtan kurtulma davası ise hacizlerin kaldırılması sonucunu doğurmaz; sadece geçici hacizlerin kesin hacze dönüşmesini engeller. Mahkeme alacaklının birleşen şikayet dosyası yönünden şikayetinin kabulüne, borçlunun şikayetinin ise reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi. .

Bu Makaleyi Paylaş

Yorum

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...