News Photo
  • Aralık 27, 2020

1.      Nafakanın Tanımı

Nafaka yükümlüleri tarafından kanunda belirtilen kişilere yapılan maddi yardıma nafaka denir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda nafaka; tedbir nafakası, yoksulluk (yardım) nafakası ve iştirak nafakası olarak farklı türlerde karşımıza çıkmaktadır.

Tedbir nafakası, boşanma ve ayrılık davalarının kesinleşmesine kadar hâkim tarafından yoksulluğa sürüklenen eş ile müşterek çocuğa takdir edilen nafakayı ifade etmektedir. Boşanma ve ayrılık davalarının kesinleşmesi ile birlikte ödenmeye devam eden bu nafakalar yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası adını alır.

Yoksulluk nafakası, boşanma ve ayrılık davalarında daha az kusurlu olmak kaydı ile boşanma ve ayrılık yüzünden yoksulluğa düşen eş için diğer eş tarafından ödenmesine hükmolunan nafakayı ifade eder.

İştirak nafakası, velayeti karşı tarafa verilen müşterek çocuğun giyim, yiyecek, eğitim ve sosyal faaliyet gibi ihtiyaçlarına diğer eşin katılmasını sağlamak amacıyla ödenmesine hükmolunan nafakayı ifade eder.

2.      Birikmiş Nafaka Alacağının Hukuki Niteliği

Nafaka alacakları, nafaka alacaklılarının mağduriyet yaşamaması için muntazam şekilde ödenmelerini gerektirir. Bu mağduriyetlerin yaşanmaması açısından nafaka alacakları için adi alacaklardan farklı olarak birtakım imtiyazlar tanınmıştır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93/1’inci maddesine göre nafaka alacakları için borçlunun muvafakati olmadan emekli maaşına haciz konulması, nafaka alacaklısının nafaka alacağına haciz konulamaması gibi düzenlemeler nafaka alacaklarına özel ihtimam gösterildiğini kanıtlamaktadır.

Birikmiş nafaka alacağı tıpkı cari nafaka alacağında olduğu gibi rüçhanlı alacak niteliğindedir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 08.11.2017 tarih, 2015/6561 Esas ve 2017/3142 Karar sayılı ilamında “…nafaka alacaklısının hükmedilen nafakayı talep etmeyerek yahut talebe karşın tahsil edememesi durumunun biriken nafaka alacağını alelade alacak niteliğine dönüştürmeyeceği, nafaka alacaklarının İİK'nın 206’ncı maddesinde yer aldığı şekli ile rüçhanlı alacaklardan olduğu...” demek suretiyle; Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 15.01.2019 tarih, 2018/4928 esas ve 2019/242 karar sayılı ilamında ise “…nafaka alacaklısının her ay hükmedilen nafakayı talep etmeyip birikmiş nafakayı tahsil etmesi bu paranın ‘alelade alacak niteliğine’ dönüşmesi anlamı kazandırmaz.” demek suretiyle bu hususu özellikle belirtmişlerdir.

3.      Birikmiş Nafaka Borcu İçin Hapis Cezası

Belirtmiş olduğumuz gibi nafaka borcunun düzenli olarak nafaka alacaklılarına ödenmesi gerekmektedir. Aksi durumda nafaka alacaklılarının ciddi mağduriyet yaşamaları ihtimali gündeme gelecektir. Kanun koyucu bu durumu engellemek amacıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344/1’inci maddesinde nafakaya ilişkin kararı yerine getirmeyen nafaka borçlusunun alacaklının şikâyeti üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılacağı hususunu düzenleme altına almıştır. Tazyik hapsine mahkûm olan borçlu, nafakaya ilişkin kararı yerine getirdiğinde tahliye edilir.

Cari nafaka alacağından farklı olarak birikmiş nafaka alacağında nafaka borçlusu tazyik hapsine mahkûm edilememektedir. Belirtmiş olduğumuz gibi birikmiş nafaka alacağı her ne kadar alelade bir alacak niteliğinde olmasa ve bu yönde Yargıtay içtihatları bulunsa da tazyik hapsi açısından adi alacak niteliğinde olduğu değerlendirilmektedir. Bu nedenle birikmiş nafaka borcu için tazyik hapsi şartları oluşmamaktadır. Fakat tıpkı adi alacaklarda olduğu gibi cebri icraya konu edilerek ve birikmiş nafaka icra takibi yapılarak borçludan taahhüt alınması ve borçlu tarafından taahhüdün ihlal edilmesi ile tazyik hapsine konu olabilir.

4.      Birikmiş Nafaka Alacağı Zamanaşımı

Birikmiş nafaka alacakları sürekli olarak varlıklarını korumazlar. Üzerinden belli bir süre geçen nafaka alacakları zamanaşımına uğrayarak eksik borç haline gelmektedir. Birikmiş nafaka borçları açısından uygulanan zamanaşımı süresi genel zamanaşımı süresi olup bu süre 10 yıldır. Bu nedenle üzerinden 10 yıl geçmiş olan birikmiş nafaka alacağı zamanaşımı nedeniyle eksik borç haline gelir.

5.      Yargıtay Kararı:

Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 30.01.2019 tarih, 2018/8456 Esas ve 2019/1133 Karar sayılı ilamında;

“Nafaka borcunun ihlali suçundan sanık ...'ın, 2004 Sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair ....2. İcra Ceza Mahkemesi'nin 08/03/2018 tarihli ve 2017/1628 Esas, 2018/503 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 10/12/2018 gün ve 94660652-105-20-11921-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2018 gün ve KYB.2018/100601 Sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede;

Dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 Sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 Sayılı Kanun'la değişik 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, somut olayda ....9. İcra Müdürlüğünün 2017/3910 Sayılı takip dosyası ile birikmiş nafaka ve 2016 Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül aylarına ait nafaka borcunu ödenmediğinden dolayı şikayette bulunulduğu, takip talebinde cari nafaka alacağı talep edilmeyip adi alacak niteliğindeki geçmiş dönem nafaka borçlarının tahsilinin talep edildiği, bu haliyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Nafaka borcunu ödememe suçunun oluşabilmesi için, icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş ve ödenmemiş en az bir nafaka borcunun bulunması gerektiği cihetle, şikayete konu icra dosyasında icra emrinin borçluya 18.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, icra emrinde, birikmiş nafaka alacağı ile birlikte, cari nafaka alacaklarının da talep edildiği, 14.09.2017 tarihli şikayet dilekçesinde 2016 yılı 10. ayından şikayet tarihine kadar olan nafaka borçlarının ödenmemesi nedeniyle şikayette bulunulduğu, bu nedenle birikmiş nafaka alacakları yanında “2017 yılı Ağustos ayına” ait cari nafaka alacağının ödenmemesi nedeniyle de şikayette bulunulduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 30/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu Makaleyi Paylaş

Yorum

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...