News Photo
  • Eylül 04, 2020

Boşanma davası, evlilik birliğinin, kanunda yer alan boşanma nedenlerinden biri ya da birden fazlası ile mahkeme tarafından sona erdirilmesidir.

Anlaşmalı Boşanma (İkale) Davası

Evlilik birliğinin en az 1 yıl sürmüş olması şartıyla eşlerin mahkemeye birlikte başvurması yahut da eşlerden birinin açtığı davayı diğer eşin kabul etmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına karine teşkil eder. Bu durumda hâkimin boşanma kararı verebilmesi için, tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi; ayrıca boşanmanın malî sonuçları ve varsa çocukların velayetinin kimde olacağı hususunda eşler tarafından kabul edilecek düzenlemeyi tasdik etmesi gereklidir. Hâkim, tarafların anlaştığı hususlarda hem kendilerinin hem de (varsa) çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak gerektiğinde bu anlaşmada değişiklik yapabilecektir. Hakimin yaptığı değişiklikler taraflarca kabul gördüğünde hakim boşanmaya hükmeder ve anlaşmalı boşanma gerçekleşir. İkale (anlaşmalı boşanma) mutlak boşanma sebepleri arasındadır.

Çekişmeli Boşanma Davası

Bu dava türünde her iki tarafın da boşanma yönündeki iradeleri uyuşmamaktadır. Çekişmeli boşanma davası, genel boşanma nedenleri ve özel (mutlak) boşanma nedenleri olmak üzere iki farklı sebeple açılabilir.

Özel Boşanma Nedenleri

Zina

Zina, evli bir erkek veya kadının eşi dışında başka bir kişi ile isteyerek cinsel ilişkiye girmesidir. Zina yapan eşe karşı boşanma davası açılabilmesi için zina yapan eşin affedilmemiş olması gerekir. Zina mutlak boşanma sebepleri arasındadır. Zina nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için zina fiiliinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde ve her halde zinanın yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde bu davanın açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücü süredir.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

Eşlerden birinin diğerine, öldürme niyeti ve kastıyla yapmış olduğu eylemlere “hayata kast” denir. Eylemin hayata kast niteliğinde olabilmesi için eşin kusurlu olması aranır. Dolayısıyla akıl hastası olan eşin bu nitelikteki eylemi hayata kast olarak değerlendirilmez. Hayata kast mutlak boşanma sebepleri arasındadır. Hayata kast nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için hayatına kastedilen eşin olayı öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde ve her halde hayata kastın yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde bu davanın açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücü süredir.

Diğer eşe eziyet eden, acı çektiren ve diğer eşin bedeni veya ruhsal sağlığını bozan eylemler, “pek kötü davranış” mahiyetindedir. Diğer eşin gururunu ve onurunu inciten söz ve eylemler ise “onur kırıcı davranış” niteliğindedir. Pek kötü veya onur kırıcı davranış niteliğindeki eylemleri meydana getiren eşin kusurlu olması aranır. Bu boşanma sebebi mutlak boşanma sebepleri arasındadır. Pek kötü veya onur kırıcı davranışlar sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için bu davranışların öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde ve her halde pek kötü veya onur kırıcı davranışın yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içerisinde bu davanın açılması gerekir. Bu süreler hak düşürücü süredir.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Eşlerden birinin kendisini ve ailesini küçük düşürücü bir suç işlemesi ve bu küçük düşürücü suçun diğer eş için ortak yaşamı çekilmez hale getirmesi durumunda diğer eş boşanma davası açabilir. Suç işleyen eşin bu suçtan mahkûm olmasına gerek yoktur. Suç işleme nispi boşanma sebepleri arasındadır. Çünkü işlenen suçun ortak yaşamı çekilmez hale getirmesi gerekir. Suç işleme nedeniyle boşanma davası her zaman açılabilir. Herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.

Eşlerden birinin devamlılık arz edecek şekilde haysiyetsiz hayat sürmesi ve bu yaşam tarzının diğer eş için ortak yaşamı çekilmez hale getirmesi durumunda diğer eş boşanma davası açabilir. Haysiyetsiz hayat sürme nispi boşanma sebepleri arasındadır. Çünkü bu yaşam tarzının da ortak yaşamı çekilmez hale getirmesi gerekir. Haysiyetsiz hayat sürme iddiası ile boşanma davası açmak herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.

Terk

Eşlerden birinin bilerek ve isteyerek kendi iradesi ile hukuka aykırı olarak ortak hayattan ayrılmasına “terk” denir.

Terk, aşağıdaki şekillerde ortaya çıkabilir: eşlerden birinin ortak konuttan ayrılması, eşlerden birinin diğer eşi evden kovması ya da diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlaması yahut da diğer eşin ortak konuta dönmesini haklı bir neden olmaksızın engellemesi veya eşlerden birinin haklı bir neden olmaksızın ortak konuta hiç gelmemesi.

Terk fiilinin boşanma sebebi olarak gösterilebilmesi için evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmeme kastıyla işlenmesi gerekir. Terk nedeniyle ortaya çıkan ayrılık en az 6 ay sürmelidir. Terk nedeniyle boşanma davasının açılabilmesi için terk tarihinden itibaren 4 ay geçtikten sonra terk eden eşe Aile Mahkemesi hâkimi veya noter kanalıyla 2 ay içerisinde ortak hayata dönmesi gerektiği bildirilir. Buna rağmen dönmeyen eşe terk sebebiyle boşanma davası açılabilir. Terk sebebiyle boşanma davası mutlak boşanma sebepleri arasındadır.

Akıl Hastalığı

Eşlerden birinin evlendikten sonra ortak hayatı çekilmez hale getirecek şekilde akıl hastası olması durumunda diğer eş boşanma davası açabilir. Ancak bu hastalığın iyileşmesine imkan bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir. Akıl hastalığı nispi boşanma sebepleri arasındadır. Çünkü hastalığın ortak yaşamı çekilmez hale getirmesi gerekir. Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası açmak herhangi bir hak düşürücü süreye tabi değildir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Eşler için evlilik birliğinin temelinden sarsılması demek, eşler için ortak hayatın yaşanmaz hale gelmesi demektir. Bu durumda eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Evlilikte daha az kusurlu eş bu davaya itiraz edebilir. Herhangi bir boşanma nedeniyle açılan davanın reddi durumunda verilen bu ret kararının kesinleşmesinden itibaren 3 yıl içerisinde her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamazsa bu 3 yılın sonunda evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açılabilir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nispi boşanma sebepleri arasındadır.

İkale

Makalenin başında anlaşmalı boşanma olarak açıklanan “ikale” genel boşanma sebeplerindendir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Dava açılacak yerde Aile Mahkemesi bulunmuyorsa 4787 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacak ve Asliye Hukuk Mahkemesi, söz konusu davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacaktır. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önceki son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Boşanma Davasında İspat Yükü

Boşanma davasında genel ispat kuralları uygulanır. Davacı, davasını dayandırmış olduğu boşanma sebebinin varlığını ispat ile mükelleftir.

Boşanma Davasında Karar

Boşanma davasında davacı eş haklı bulunursa mahkeme boşanmaya karar verir. Boşanma davası ile birlikte maddi ve manevi tazminat talebinde bulunan daha az kusurlu veya kusursuz eş lehine tazminata hükmedilir ve çocukların velayeti hakkında karar verilir. Yoksulluğa sürüklenen eş lehine kusuru daha ağır olmamak kaydıyla yoksulluk nafakasına hükmedilir. Kadın, evlenmeden önceki soyadını yeniden alabilir. Eğerki kadının, kocasının soyadını kullanmasında menfaati varsa ve bu durumun kocaya zarar vermeyeceği ispatlanırsa kadın, kocasının soyadını hâkim kararıyla kullanabilir. Boşanan kadın, boşanmayla birlikte 300 gün boyunca evlenemez. Buna “iddet müddeti” denilmektedir. Ancak bu süre zarfında doğum yapan kadın kalan süreyi beklemeyebilir. Bu evlenme engeli, nispi niteliktedir. Boşanmayla birlikte mal rejimi tasfiyesi de yapılabilir. Boşanmanın sonuçlarından biri de boşanan eşlerin birbirine mirasçı olamamalarıdır.

Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 20.02.2012 tarih, 2011/5750 Esas ve 2012/3148 Karar sayılı ilamında; toplanan delillerden davalı kocanın bir başka kadınla karı koca hayatı yaşadığı sabit olmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi koşulları oluşmuştur. Davacı kadının zina hukuksal nedenine dayalı davasının kabulü ile zina nedeniyle boşanmaya karar verileceği yerde, şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Bu Makaleyi Paylaş

Yorum

HERKESE ADALET, KİMSEYE MERHAMET...